YETENEK KRİZİ, KRİTİK BECERİLER VE İSTİHDAM

İnsani Cevher: Yetenek

Yetenek, bir işi en yüksek performansla yapacak kişi anlamına geliyor. Bir başka deyişle, ister genç isterse deneyimli olsun, işlerin gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olan kişi. Kurumların gönül rahatlığı ile istihdam edebileceği yetkin, becerikli ve donanımlı kişi. Ya da kendi işini kurup, bunu başarılı ile sürdüren ve hatta başkalarını istihdam eden yaratıcı, girişimci kişi… Bununla birlikte yetenek, kritik ve önemli olan bilgi, beceri ve yetkinliklerin toplamı anlamına da geliyor. Özetle yetenek dediğimizde, hem donanımı hem de o donanıma sahip kişiyi anlıyoruz. Hem insanın içindeki cevher, hem de bir cevher olarak insan...

Yetenek açığı

Tüm dünyada "yetenek krizi" ya da "yetenek açığı" denilen bir olgu var. Bu da bir işi yapabilmek için gerekli donanıma sahip kişilerin azlığı anlamına geliyor. Yani yetenek talebi ile yetenek arzı arasındaki fark. Bunun ne kadar yeni ya da ne kadar derin bir açık olduğunu tam olarak ölçmek belki mümkün değil ama buraya odaklanan bazı araştırmalar var. ManPower tarafından düzenli olarak yapılan yetenek açığı araştırmasına göre bu oran küresel ölçekte %40'lar seviyesinde. Yani işverenlerin yarıya yakını aradığı nitelikte yetenekleri bulamadığını ifade ediyor. Türkiye'de bu oran ne yazık ki daha da yüksek. Yetenek açığının kaynağı konusunda her ülkenin farklı bir hikayesi var. 

Yetenek bulmak neden zorlaşıyor?

Neden şimdi? Yetenek krizi belki yeni bir şey değil, insanlık tarihi boyunca hep o yetenekler arandı ve bulunamadı. Ama son yıllarda ne oldu da konu bu kadar şiddetli bir şekilde görünür oldu? Bu sorunun yanıtını bir çok alanda aramak mümkün. Gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfus, gelişen ülkelerde beyin göçü, nüfus hareketlerini tetikleyen adaletsiz gelir paylaşımları, insani sermayeye yapılan yatırımların eksikliği, belli bölgelerde yaşanan gerilimler, kadınların ve diğer dezavantajlı grupların işgücüne yeterince katılamaması, ülkelerin ekonomik güçleri vb.

 

Bunların yanı sıra en önemli etkenlerden birisi, makineleşme ve otomasyona bağlı olarak işlerin ve iş yapma şekillerinin dönüşümü. Bu süreçte bazı meslekler yok oluyor ve bu mesleklerde çalışan kişiler boşa çıkıyor. Yeni teknolojilere bağlı olarak daha yüksek nitelik gerektiren yeni işleri yapacak kişilere ihtiyaç duyuluyor. Bu dönem geleneksel mesleklerin kaybolduğu ve becerilerin daha önemli hale geldiği bir dönem. Uzun süre belli bir mesleği yapmak için dar bir alanda eğitim almış insan artık iş bulmakta zorlanıyor. Diğer taraftan yeni dünyanın gerektirdiği becerilere sahip, çok boyutlu, çevik, sürekli öğrenen insanların şansı daha da yükseliyor.

 

Yetenek Geliştirme

Bu süreçte eğitim sisteminin bu profilde yetenek üretecek şekilde kendini dönüştürmesi kaçınılmaz. İş dünyası ve eğitim dünyasının kesişim alanlarının geliştirilmesi olmazsa olmaz bir gereklilik. Kaybolma riski yüksek mesleklerin iyi analiz edilmesi ve bu alanlarda çalışanlara başka alanlara kaydırılması için yeniden beceri kazandırma (reskilling) kritik hale geldi. Yok olmasa bile teknoloji ile dönüşen iş alanlarında çalışanların donanımını artıracaklar (upskilling) programlar da aynı derecede önemli. Özetle öyle bir zaman içindeyiz ki, yeni bir dünyanın kapıları açılıyor ve bu dünyaya kendini hazırlamayanların işi giderek zorlaşacak gibi gözüküyor.


O halde bu süreci yönetmek için aşağıdaki soruların işaret ettiği alanlara odaklanıp yanıtlarını sürekli olarak aramak gerekiyor.

1.

Beceri setleri nasıl dönüşüyor? 21. yy becerileri ya da yeni dünya becerileri diye bir şey gerçekten var mı? Varsa bunlar neler? Hangi beceriler daha kritik hale geliyor?

2.

Teknolojinin bu kadar belirleyici olmaya başladığı bu dönemde bireyler kendilerini nasıl hazırlamalı? Nereden başlamalı ve gelişim stratejisi ne olmalı?

3.

Hangi mesleklerin yok olma ya da makineleşme ihtimali en yüksek? Bu işlerde çalışanların boşluğa düşmemesi için kurumlara düşen görevler neler?

4.

Kurumlar başka alanlara doğru yatay ve aynı alan içinde dikey gelişim sürecini nasıl yönetmeli? Burada kurumsal akademilere düşen görevler neler?

5.

Yetenek açığını kapatmak için iş modellerinde nasıl değişimler olacak? Esnek, uzaktan, geçici, proje bazlı çalışmalar ne oranda çözüm olacak?

6.

Mesleki eğitim süreçleri ya da genel olarak eğitim sistemi bu duruma ne kadar hazır? Dönüşüm ihtiyacı var mı? Varsa nasıl bir dönüşüm olmalı?

7.

Eğitim kurumları ile profesyonel iş kurumları bu süreçte nasıl bir işbirliği içinde olmalı? Arada ne kadar boşluk var? Bu boşluk var? Bu boşluk nasıl kapatılacak?

8.

Peki başka hangi soruları sormalıyız?